Yeşilçam’ın dört yapraklı yoncası: Fatma, Filiz, Hayal, Türkan…

Türk sinemasının unutulmaz isimlerinden Fatma Girik, 70 yaşında hayatını kaybetti. Serencam yolculuğuna uğurlanan becerikli sanatçı üzere “dört yapraklı yonca” bire bir yaprağını kaybetti sözleri duyuldu. Yeşilçam’ın dört yapraklı yoncası, 4 çevrimli kadın oyuncuyu künde ediyor. Filmleri, oyunculukları ve güzellikleriyle bulaşık bırakan sanatçılar, sayısız yapım ve ödüllere imza atmıştır. Tamam dört yapraklı yonca kimdir? Türk sinemasının dört yapraklı yoncası ki? Tanıyalım… Yeşilçam ’ın koca kilometre taşlarından olan ve bir nice filmde başrol oynayan Fatma Girik, Sürgün Akış, Türkan Şoray ve Görüntü Koçyiğit gelmek üzere dört efsane kişioğlu, ‘Türk sinemasının dört yapraklı yoncası ’ namına anılmaya başladı ve günümüze kadar geldi. Yeşilçam ’ın sultanları adına da mezkûr Fatma Girik, Hülya Koçyiğit, Filiz Akın ve Türkan Şoray, oynamış oldukları filmlerle değme nesli içten etkilemekte ve iri zevk toplamaya bitmeme etmektedir. Türk sinemasına cephe veren bu dört insan, dört yonca namına en üst 2013 yılında Kızıl Kozalak Film Festivali ’nin açım töreninde bir araya gelmişti. 12 Boşluk 1942 İstanbul Sultanahmet’te doğan Fatma Girik, Cağaloğlu Ortaokulu ’nda okurken ailesine korumak amacıyla 2. sınıfta eğitimini sakat bıraktı. 14 yaşında babasına artist olmak istediğini söyleyen Girik, babasının “Ne b.k olursan ol ama insan kabilinden ol” demesi üstüne annesi ile beraber filmlerde figüranlık yaparak düzencilik kariyerine atıldı. İlk rollerinde 2.5 lira kayran Girik, 1957 ’de 1000 lira karşılığında üçkâğıtçılık yapmaya başladı.1957 yılında, yönetmenliğini ve senaristliğini Seyfi Havaeri’nin yaptığı Kötü ’da şan aldı. Sonra Kuzguni’yi aktör olarak adından bahsettirmeyi başaramadığı beş altı mütevazı imal daha izledi. 1960 yapımı Memduh Nam’ün yönettiği Ölüm Peşimizde filmi ile Fatma Girik adından saraka ettirmeye başladı. Bu dönemlerde Beşiktaşlı futbolcu Varol ile birlikteliğini bile sonlandıran Girik ’in Memduh Nam ile tanışması hayatındaki dönüm noktalarından biri oldu. Ad ile bibi devam fail ayrıntılı soluklu birlikteliğe imza atmaya başladı. İlk figüranlık yaptığı dönemlerde tanıştığı Memduh Ün ,o dönüş bu arada olduğu Saygıdeğer Temiz ile birlikteliğini sonlandırdı. Behçet Kemal Çağlar ’ın romanından uyarlanan Ezo Kadın ile balaban muvaffakiyet kazandı ve Küçük Asya kadınlarının sorunlarının işlendiği filmlerde çalım almaya başladı. Çizdiği imge ile halkla ortada kurduğu gönülden ilişkiyi 1988 yılında siyasete dökerek Sosyaldemokrat Halkçı Parti ’den namzet oldu. 1989 Evcil Seçimleri’nin sonucunda Şişli Uray Başkanlığı yapmaya başlayan Girik, 1993 ’e kadar bu göreve bitmeme etti. 1999 yılında göstergeç dizileri balaban ilgi görmeye başlayınca Bize Ne Oldu?, Benim İçin Ağlama, Hasret, Yad Eller Kadını, Altın Kızlar, Babalar ve Evlatlar gibi dizilerde gösteriş aldı.#4″/> Hayal Koçyiğit 12 Ara 1947 tarihinde İstanbul’de dünyaya geldi. İstanbul ve Ankara’dahi ilkokula revan Koçyiğit, ilkokul eğitimini İstanbul’üstelik başladı ve elan sonraları taşındıkları Ankara’da tamamladı. Konuşma eğitimine Ankara Büyüklük Konservatuarı’nın bale bölümünde başladı. Mutedil öğretimine çarkıt adıyla Atatürk Kız Lisesi olan Beşiktaş Atatürk Lisesi’ne devam ederken İstanbul Kent Tiyatroları’na girdi. Ortaöğretim öğrenimini Ankara Kerem Konservatuarı temaşa bölümünde devam ettirdi. 1963 yılında önceki filmi Susuz Yaz ile beyaz perde hayatına başlayan Imge Koçyiğit Berlin Film Festivali’inde Türk sinemasına o güne kadar verilen yer balaban dürü olan Kızıl Ayı ödülünü kazandı.

Birbirlerine intihal tıpkı asıl-babanın kızı olan Koçyiğit, babasına da berenarı düşkündü. Hepimizin öğretmeni dediği, Muhsin Ertuğrul ’un tavsiyesi konusunda Ankara Büyüklük Konservatuarı’nda oyun eğitimi almaya başladı. İki kızkardeşi birlikte İstanbul Kent Tiyatroları ’nda oyuncu olan Koçyiğit, ablası Nilüfer’in tumturak aldığı Aynı Babasız ’in Hasreti filminin setinde Saygıdeğer Fer’un de aralarında olduğu dönemin ünlü oyuncularıyla tanışıklık fırsatı buldu.Durston’ın yönetmenliğini yaptığı 1963 tarihli Susuz Yaz filmiyle ilk kez izleyici karşısına çıkmasına karşın liyakatli olmuştu. Erksan’a Berlin Altın Ayı ödülünü kazandıran film, başarısıyla ayrıntılı süre konuşuldu.  Henüz öğrenciyken bu denli kudretli benzeri filmde oynama fırsatı bulan Koçyiğit, eğitim hayatı ve oyunculuk arasında kalmıştı. Dershane arkadaşlarından Salih Güney’in da onun okula mankafa dönmesi konusundaki inandırma çabaları kalburüstü olmadı ve bire bir setten diğerine koşturan Koçyiğit, Yeşilçam’ı seçmeye karar verdi. Çünkü okulla kırıcı küme trafiğini aynı arada yürütememişti. Prensiplerine tutkun olması ve hatırlı kişiliği zımnında Ayhan Işık’ı yaşıt kayran Koçyiğit, o dönemin Yeşilçam’ında say standartlarının oluşmasını ulaşmak üzere “Ayhan Işık Kuralları” yerine anılan tıpkı bando kavait koymuştu. Koçyiğit birlikte Işık’ın peşi sıra gidiyor ve işini saygın biçimde tahsis etmek için bu kavait doğrultusunda cereyan ediyordu. Fikret Hakan’ın ve Sadri Alışık’ın oyuncu kendisine gelişmesinde büyük etkisi olan Koçyiğit, Vurun Kahpeye, Yıldızların Altında, Kaltaban, Hıçkırık ve Dudaktan Kalbe üzere filmlerle beyaz perde izleyicisinin gönlüne taht kurdu.Yerli romanların sinemaya uyarlanması için nazik çaba sarfeden Koçyiğit’e konular henüz realist, karakterler elan akva geliyordu. Kezban rolünün namına yapıştırıldığını düşünen oyuncu, bundan ayrılmak üzere ayrımlı karakterler canlandırmak istiyordu. Al Fener Sokağı isimli filmde sokak kızı İrma’yı canlandıran Koçyiğit, seyirciden iri aksülamel almıştı. Ediz Hun’un annesi ve Cüneyt Arkın’ın metresi rollerinde seyirci karşısına çıkan Koçyiğit, farklı türdeki filmlerde, değişik rollerle oyunculuğunu ihya fırsatı bulmuştu. Hep gani rollere yakıştırılan ve izleyiciyle kurduğu gönülden ilişkiyle adından bahsettiren aktör, beyaz perde kariyerinde elan yüksek, daha sofistike ve mukavemetli tıpkısı noktada almak istiyordu. Alelumum Orhan Aksoy’la etkin aktör, Ömer Lütfü Akad’ı dahi direktör namına çok beğeniyordu. Adlı rejisörün Elkızı, Dernek, Rejim üçlemesinde ve Gökçe Çiçek filmlerinde oynayan Koçyiğit, Akad’dan beyaz perde arayışları üstüne nazik bindi aldı. Henüz bilahare ağırlıklı olarak Mübarek Gören’in yönetimindeki filmlerde oynayan Koçyiğit, Almanya Ateş Vatan, Kaçma, Çare, Kuyruksuzlar, Evlidir Hangi Yapsa Yeridir üzere kebir filmlerde başrolü üstlendi.Dört sene boyunca sürdürdüğü reislik görevinden sonradan dalavere kurulunda çalışmaya başlayan Koçyiğit, bire bir dönüş siyasi çalışmalar zarfında de bulundu. Suna Akış evet üstelik sahne adıyla Sürgün Akın 2 Ocak 1943 yılında Ankara’da doğmuştur. Türk sinemasının asilzade, gündeş, kentli ve zarif yüzü adına beyaz perde tutkunlarının hayranlığını kazanan Cımbar Akın, beyaz zehir perdenin Avrupai yüzü, kolejli kızı, sarışın yıldızı adına de tanınmaktadır. Cımbar Akış mutedil öğrenimini tamamladıktan sonraları ayrımsız sehayat şirketinin Ankara acenteliğinde çalışmaya başladı. Gönderdiği fotoğrafıyla Sanatçı mecmuasının 1962 yılındaki yarışmasını kazandı. Memduh Ün’ün ısrarıyla Akasyalar Açarken filmi amacıyla müşteri karşısına geçmeyi akseptans etti. Böylece 13 yıl sürecek faal oyunbazlık kariyeri başladı. 1964 yılında Kadın Berberi filminin setinde tanıştığı çekimci-direktör Türker İnanoğlu ile evlendi.1974 yılında Türker İnanoğlu’ndan boşanan Akış, Babaların Babası filmiyle 1975 yılında sinemaya veda etti. Ekonomik gerekçelerle Teşrinisani 1975 – Mayıs 1981 döneminde sahnede okuyuculuk yaptı. 1982 yılında Bubi Rubinstein ile evlenip Paris’e yerleşti. 14 sene aradan sonraları 1989 yılında Esbak Baharat Mimozaları dizisi amacıyla gene müşteri karşısına geçti. 1992’bile Güzelliklere Selam ile geçmiş kitabını yayınladı. 1993’te Rubinstein’dan boşanan Akış, 1994’te dönemin MİT müsteşarı Sönmez Köksal ile evlendi. 1998-2002 yıllarında Paris sefaretinde bulundu. 2002’dahi yakalandığını öğrendiği nazofarenks kanserini ABD’dahi gördüğü tedavinin birlikte sevenlerinin mebzul dilekleri ve dualarıyla yendi. Bu süreci ve sonucu 2005 yılında Hayata Merhaba ismiyle kitaplaştırdı. Gördüğü korkulu kimyasal tedavi gürültülü tellerine beis vererek sesinin değişmesine, ameliyata hazırlık işlemleri ise bire bir kulağında sema kaybına öğün açtı. İzleyen yıllarda kansere alın farkındalık ihdas etmek üzere muhtelif kampanyalara bindi verdi, panellere katıldı. 2006’dahi Çımbar Akış ile Görk, Zayıflama ve Tendürüst Kalma Üzerine isimli 3. kitabını yayınladı.Gurbet Kuşları, Şans, Umutsuzlar, Ankara Ekspresi, Sıkılma ve Memleketim, Atak’ın bildirme estetik filmleri arasındadır. Akış, Ankara Ekspresi filmiyle 1971 Antalya Zer Portakal Film Festivali’nde Genişlik İyi Avrat Oyuncu ödülünü göğüslemiş, alelhusus 2000 yılından sonra dokuz canlı haddinden fazla haysiyet ödülü almıştır. Cımbar Akış sinemada enerjik olduğu yıllarda Türk Sinemasının yer mebzul giyinen oyuncusu unvanına erbap olmuştur 28 Haziran 1945 İstanbul doğumludur. İstanbul ’un Eyüp ilçesinde doğmuştur. Memur çiftin önce çocuğudur. Tezyifkâr yaşta babasını kaybeden Şoray annesinin desteği ile sinemaya önceki adımı atmıştır. 1962 yılında Galatasaray sakat başkanı olan Öncelikli Adlı ile 20 sene birliktelik yaşadı, ancak Öncelikli Ünlü ’nın eşinden boşanmaması nedeni ile bu birliktelik sonuç bulmuştur. 1983 yılında seyir oyuncusu Cihan Ünal ile evlendi. Ancak bu dünyaevi takatli ayrıntılı sürmemiş, 1987 yılında çift ayrılma kararı almıştır.Henüz ortaokul öğrencisiyken sülale sahibinin kızı ile tıpkı film setine harcama ve burada yönetmenin teşvikiyle Yeşilçam’a geçmiş adımını atmıştır Yeşilçam’ın ‘Sultan’ lakabıyla anılan oyuncusu Türkan Şoray, bugüne kadar 222 filmde cila aldı. 2000’li yıllardan sonra ekranların unutulmaz dizileri ‘İkinci Bahar’ ve ‘Tatlı Hayat’ta başrol oynadı. 1973 yılında İstanbul Sarıyer’da zat adını haiz ayrımsız okul yaptırıp Milli Yetişek Bakanlığı’na bağışlayan ünlü aktör, 12 Mart 2010 tarihinde ‘UNICEF Türkiye İyi Niyet Elçisi’ seçildi..

Share: