Türk Toraks Derneği

Türk Toraks Derneği Verem Haftası nedeniyle yayınladığı 2021 Verem Haftası Basın bildirisi ile Covid-19 pandemisinin verem savaşını olumsuz etkilediğine dikkat çekti.

Verem savaşı hizmetlerinin sürekli ve başarılı sürdürülmesinin önemli olduğunu. Bu konuda her türlü yetersizlik ve başarısızlığın uzun dönemde olumsuz etkiler doğuracağı, ifadelerine yer verilen bildiride Türkiye ve dünyada Tüberküloz’un ne durumda olduğu nasıl mücadele edildiğine dikkat çekilmektedir. Son dakika sağlık haberleri

Türk Toraks Derneği Bildirisinin tam metni:

Dünya Sağlık Örgütü ve birçok araştırıcı tarafından COVID-19 Salgını’nın, veremle savaşa etkileri araştırılmıştır. Bu araştırmalara göre son 1 yılda verem savaşı (tüberküloz kontrolü) ciddi sorunlar yaşamıştır. Hemen her ülkede tanı konulan hasta sayısı azalmıştır.

Türkiye’de de pandemi, tüberküloz kontrolünü olumsuz etkilemiştir. 2020 yılı verileri ile 2019 yılı verileri karşılaştırılmıştır. Buna göre verem savaşı dispanserlerinde yapılan muayene sayısı, korumaya alınan kişi sayısı, yapılan temaslı muayene sayısı ve bakteriyolojik inceleme sayıları yaklaşık %40 düzeyinde azalmıştır. Yeni kayıt edilen tüberkülozlu hasta sayısı %26 oranında azalmıştır.

Tüberküloz kontrolündeki bu olumsuz etkilerin başlıca nedenlerini sayacak olursak:

  • Hastaların sağlık kurumlarına başvurmaması,
  • Hastaların sağlık kurumlarına geç başvurması,
  • Sağlık kurumlarının COVID-19 dışındaki hastalıklara yeterince zaman ayıramaması,
  • Tüberküloz test ve tanı işlemlerinin yapılma oranındaki düşüş,
  • Sağlık personelinin COVID-19 için görevlendirilmesidir.

Verem savaşı hizmetlerinin sürekli ve başarılı sürdürülmesi önemlidir. Bu konuda her türlü yetersizlik ve başarısızlık uzun dönemde olumsuz etkiler doğuracaktır.

Dünyada tüberküloz hastalarının tanı almasında, tedavilerinde, temaslılarının muayenesinde, koruyucu tedavi uygulamalarında ciddi aksamalar yaşanmaktadır. Bu aksamaların etkisine göre, 2020 yılında tüberküloz ölümlerinin 200 bin ile 400 bin artacağı hesaplanmaktadır.

Özellikle, tüberküloz hasta yükü fazla olan ülkelerde COVID-19 Salgınının etkisinin kalıcı olacağı düşünülmektedir. Dünyada son yıllarda verem savaşında başarılı bir çizgi izlenmektedir. COVID-19 Salgını ise bu mücadelede 5-8 yıllık bir gerilemeye neden olabilir.

VEREM HAFTASI

Ülkemizde 1947 yılından bu yana “Verem Eğitimi ve Propaganda Haftası” kutlanmaktadır. Bu hafta, Ocak ayının ilk pazar günü başlar. Bu yıl 3-9 Ocak arasında 74. Verem Eğitim ve Propaganda Haftası kutlanacaktır. Verem Haftası’nın amacı, toplumun verem (tüberküloz) hastalığı ve bu hastalıkla mücadele konusunda bilinçlendirilmesidir.

TÜBERKÜLOZ

Tüberküloz, Mycobacterium tuberculosis basili ile oluşur. Bulaştırıcı bir hastalıktır. Tüberküloz hastasının solunum yoluyla havaya saçtığı mikroplar, sağlıklı kişiler tarafından nefes ile alınarak akciğerlerine yerleşebilir. Akciğere gelen mikrop ya vücutta hapsedilir ve sessiz bir enfeksiyon olarak kalır ya da hastalık yapar. Sessiz enfeksiyon olanların onda biri ileri bir tarihte hastalanabilir. En sık akciğerleri tutar. Diğer organlarda da hastalık yapabilir.Tanısı, mikrobun gösterilmesi ile konulur. Tedavisi vardır, her hasta iyileştirilir. İlaçlarını Sağlık Bakanlığı ücretsiz verir. Tedavileri verem savaşı dispanserleri yürütü

DÜNYADA TÜBERKÜLOZ

Dünya nüfusunun yaklaşık dörtte birinde sessiz tüberküloz enfeksiyonu vardır. Tüberküloz bir yoksulluk hastalığıdır. Yoksulluk yanında, yetersiz beslenme, sigara içilmesi, diyabet, HIV enfeksiyonu da verem hastalığının ortaya çıkmasına neden olurlar.

Dünyada her yıl 1,2 milyon insan veremden ölmektedir. Her yıl 10 milyon yeni hasta ortaya çıkmakta ve bunların ancak %71’i kayda geçmektedir. Her yıl dünyada yarım milyon dirençli tüberküloz hastası ortaya çıkmaktadır. Bu hastaların kayda geçmeyenleri, düzenli tedavi edilmeyenleri ve takipsiz olanları, ölümle sonuçlanmaktadır. Sonuçta dünyada en çok öldüren bulaşıcı hastalık olan verem, bütün ölümler içinde de onuncu sırada yer almaktadır.

Verem hastalığının dünyadaki durumu, dünyadaki yoksulluğun, açlığın, sağlık sisteminin sıkıntılarının ve sağlık alanındaki sorunların bir göstergesidir. Güneydoğu Asya’da ve Afrika’nın Güney yarısında büyük bir salgın şeklinde varlığını sürdürmektedir. Hindistan dünyadaki hastaların %26’sını barındırır. Endonezya, Çin, Filipinler, Pakistan, Nijerya, Bangladeş ve Güney Afrika, sırasıyla en çok hastanın olduğu ülkelerdir.

TÜRKİYE’DE TÜBERKÜLOZ

Türkiye’de başarılı bir verem savaşı programı yürütülmektedir. Ülkemizdeki tüberkülozlu hasta sayısı her yıl azalmaya devam etmektedir. 2005 yılında 20.535 olan toplam olgu sayısı, 2019 yılında 11.401 olarak gerçekleşmiştir. Yıllar içinde nüfusun artmasına rağmen hasta sayısı düşmüş, toplam olgu hızı yüz binde 29,8’den 13,7’e gerilemiştir. Mülteci hastaların göçle birlikte artışı da bu program içinde başarıyla ele alınmıştır. Bu başarıda hastaların erken tanısı ve tedavisi, hasta temaslılarının muayenesi ve hastalanma riski taşıyanlara koruyucu tedavi verilmesini kapsayan bütünlüklü bir programla çalışan verem savaş dispanserlerinin büyük katkısı bulunmaktadır.

SONUÇ

Ülkemizde başarılı şekilde yürütülen tüberküloz kontrolünün, COVID-19 Salgını koşullarında kısmi bir gerileme yaşadığını görüyoruz. Bununla birlikte Türkiye’de başarıyla sürdürülen verem savaşının uzun yıllar, istikrarlı şekilde sürdürülmesi gerekiyor. Bu konuda, Sağlık Bakanlığı, hastaneler, verem savaşı dispanserleri, aile hekimleri, laboratuvarlar yanında derneklerin ve diğer kuruluşların çalışmaları önem taşımaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir